Çocuk Disiplininine Genel Bir Bakış

Çocuk Disiplinine Genel Bir Bakış

Çocuklar insanoğlunun soy ağacının devamı azımsanmayacak bir çoğunluk için de varoluşun temel gayesidir çocuk sahibi olmak.

Başka hiçbir varlığı çocuğumuzu sevdiğimiz gibi içten, doğal, karşılıksız ve katkısız sevemeyiz. Bitmeyen bir emekle koşulsuz şartsız hayatımızın her aşamasında hayatımızın merkezinde bulunan hem minicik hem de önemleri bakımından kocaman yer kaplayan o muhteşem varlıklar için feda edemeyeceğimiz hiçbir şey yoktur.

Onlar olmasa hayatımızda büyük bir boşluk olur ve bu boşlukta savrulma ihtimali oldukça yüksektir.

Nitekim çocuk sahibi olabilmek için ailelerin hayatlarındaki fedakarlıkların sınırı olmadığını da hepimiz her gün gerek haberlerde gerekse etrafımızdaki birçok tanıdığımızda şahit olduğumuz bir durum.

Çocuklarımızın doğumu ile birlikte anne baba statüsüne giriş yapar ve bambaşka bir rolle devam ederiz hayatımıza. Geri dönülmez bir sayfanın açılması ile birlikte olumlu ve olumsuz pek çok duygu ile de yüzleşmiş oluruz.

Bu anlamda daha önce belki de  bütün bildiklerimizi yerle bir eden bir çalışmadan bahsedelim. Annelere bebeklerinin resimleri gösterildiğinde ne hissettikleri sorulmuş. Anneler mutluluk,huzur,sevgi gibi terimleri cevap olarak vermişlerdir. Daha sonra annelerin beyin fotoğrafları çekilirken bebeklerinin resimleri gösterilmiş sonuçsa oldukça ilginç çıkmış. Bebeklerinin fotoğrafını gören annelerin beyinlerindeki korku, güven, sosyal ilişki gibi kavramları yöneten “Amigdala” nın etkilendiği gözlemlenmiştir.

Bu durum oldukça dikkat çekicidir. Zira annelerin sevgi, huzur,mutluluk olarak ifade ettikleri şeyin temelinde korkunun bulunması annelerin o bir türlü anlaşılamayan evhamlarını, çocuklarının peşinde koşuşturmalarını sanki daha iyi açıklıyor.

Bu noktada modern anne babalık (gelişen-değişen teknoloji, iletişim çağında neler doğru sorusu ), geleneksel anne-babalık arasında bocalamak ya da tam tersi kesin kurallarla davranmak karşımıza çıkmaktadır. Hangisi doğru, çocuğumu nasıl yetiştirmeliyim katı bir disiplin mi özgür bir ortam mı ya da doğru olan şey neyse o nedir ve nasıl uygulayabilirim soruları birçoğumuzun merak ettiği şeylerden bazıları oluşturmaktadır.

Çocuk Disiplini’nde Çin Yaklaşımı

Aslında hiçbiri ne tam doğru ne de tam olarak yanlıştır. Modern çağın getirdiği birçok imkanla birlikte çocuklar çok hızlı gelişmekte. Çocuk yetiştirmek başlı başına bir mühendislik aslına bakarsanız. Hani şu meşhur Çin Atasözü’nü hep söyleriz ya

“Bir yıl sonrasını düşünüyorsan tohum ek,
Ağaç dik on yıl sonrası ise tasarladığın,
Ama yüz yıl sonrası ise düşündüğün, halkı eğit.

Bir kez ürün verir ekersen tohum,

Bir kez ağaç dikersen on kez ürün verir
Yüz kez olur bu ürün eğitirsen halkı.

Balık verirsen bir kez doyurursun halkı,
Öğretirsen balık tutmasını hep doyar karnı.

Kuan-Tzu (Çinli ozan)
(M.Ö. 1000)”

Çocuk yetiştirmenin aslında halkı eğitmek olduğu ve geleceği şekillendirmek için çok önemli bir başlangıç olduğu su götürmez bir gerçektir. İşte burada asıl soru kendine ve başkalarına saygı duyan, çevresiyle sağlıklı iletişim kurabilen, özgüveni gelişmiş, başarılı, ne istediğini ve ne istemediğini bilen, ifade gücü, duygusal gelişimi güçlü bir çocuk yetiştirmek emek, sabır, özveri ister. Yol gösterici olan, çocuklarının kişiliklerini geliştirebilen, tutarlı ebeveynler olabilmek doğru bir disiplin anlayışı ile elbette mümkündür.

Peki tam da burada sormak lazım disiplin nedir?

Çocuk eğitiminde temel disiplindir. Davranışları biçimlendirmek, dengeli sağlıklı bir yapı oluşturmak disiplinin temel amacıdır. Bu amaca ulaşırken temel kurallar ise şöyledir;

  • Başkalarının kişiliklerine ve değer yargılarına saygı göstermek,
  • Çocukta benlik ve özgüven duygularını yerleştirmek,
  • Sevgi,anlayış ve güven duygularını sağlıklı bir şekilde yerleştirmek,

Bu temelleri oluştururken disiplin ve ceza eşit şekilde düşünülür maalesef. Disiplinden kasıt ceza ya da ödül yöntemiyle çocuğa davranış ve kuralların kazandırılması gibi görülür. Halbuki disiplinle verilmek istene şey çocuğun toplumla sağlıklı iletişim kurabilmesi, doğru kabul edilen davranışları içselleştirmesi iç buyruğunun gelişmesi olmalıdır. Bu zorlayarak, koşula bağlayarak ya her şey durumun sonunda ödül ve ceza ile olmaz.

Çocuklar konuşmayı öğrenmekten, gülmeye, korktuğu,sevindiği bir çok şeye kadar çoğunlukla taklit ederek modelleyerek öğrenir. Dayakla ya da zor kullanarak disiplin vermeye çalışan anne baba;

  • Çocuğun kendisine olan özgüveni ve saygısını zedeler.
  • Başkalarının duygu ve düşüncelerine saygı göstermeyen, empati kuramayan bireyler yetişir.
  • Anne-babaya karşı kızgınlık,korku ve öfke hislerinin çokluğuna yol açar.
  • Çocuğun şiddete yönelmesini teşvik eder.

Saygı duyulan ve sevilen bir çocuk yetiştirmek için ona sevildiğini hissettirmek sağlıklı bir ruh halinde çocuk yetiştirmenin temelidir.

 

error: Kopyalamaya gerek yok her zaman bekleriz :)